|
Denizden
1328 metre yükseklikte, çevresi çam ormanlarıyla kaplı
bir tatlısu gölü. Tertemiz havası, doğal güzelliğiyle
büyük kentlerin kargaşasından alabildiğine uzak,
gönlünüzce soluklanabileceğiniz bir cennet.
Ünü tüm Türkiye'ye hatta yurtdışına bile yayılmış olan
ve dört mevsimde dört ayrı
Doğa tutkunu genç serüvenciler, trekkingçiler, en
kısa tatilleri bile değerlendirenler zaten Abant'ın
yolunu gözleri kapalı biliyorlar.
İki üç günlük doyumsuz bir tatil düşleyenler!.. Yılı
karınca misali çalışıp çabalamakla geçirmiş, ama
bugünlerde bulduğu tatil fırsatını nasıl
değerlendireyim diye düşünen işkolikler!.. Nikah
masasından yeni kalkmış, balayı için adres arayan
çiçeği burnunda yeni evliler!.. Evlilik
yıldönümlerini kutlamak isteyen gönlü genç yaşlı
çiftler!.. Hafta sonları can sıkıntısından şikayet
edenler!..Toplantılarını
Abant'a kaydırıp iş ve tatili birlikte yaşamak
isteyen kuruluşlar… Kışın çocukları kar ve kızak
tutkunu anne babalar!.. Abant tatil severlere her
mevsim çeşitli alternatifler sunuyor.
Ulaşımın çok kolay olduğu Abant Gölü ve çevresi,
kışın karlarla örtülü ormanlarıyla, sonbaharda
sararan, kızaran bitkilerin renk cümbüşü altında
yenilen nefis lezzetteki ızgaraları ve
alabalıklarıyla, tertemiz dağ havasıyla çarpıcı
güzellikler sergiliyor.
Abant, denizden 1328 metre yükseklikte, toprak
kaymaları sonucu oluşmuş bir tatlısu gölü. 1.28
kilometrekarelik bir alanı kaplıyor
Çevrede dolaşmanın, koşu yapmanın sonrasında ailece
kendin pişir kendin ye tarzı ağaç masalarda, toprağa
basarak açık hava piknikleri yapmanın tadına ise
doyum olmuyor.
Göl yüzeyinin kış mevsiminde donmadığı zamanlarda
gölde su bisikleti ve sandalla gezme olanağı da
bulunuyor.
Kışın atların çektiği kızaklarla göl turu
yapılırken, yılın her ayında kır gazinolarında,
kafelerde kahve veya çay içip dinlenebiliyor ya da
yemek ihtiyacı karşılanabiliyor.
Göl alanı yolu boyunca ve girişte yöre sakinleri
kurdukları tezgahlarda, yörenin kendine özgü
tarhana, erişte, yağlı peynir, tereyağı, çam balı ve
çeşitli meyveler gibi köy ürünlerini satıyorlar.
Bunlara dağ havasının ayrılmaz parçası sucuk-ekmek
satıcıları da ekleniyor. Bir çoğu Mudurnu
köylerinden gelerek getirdikleri özellikle cevizler,
kestaneler, patatesler, kuşburnu ve alıç isimli
kolye misali ipe dizili dağ yemişleri alıcı buluyor.
Abant Otel işletmecileri, 35 yıldır doğanın
bekçiliğini yaptıklarını, müşterilerine konforlu bir
dağ oteli hizmeti verdiklerini belirtiyorlar.
Otellerde yüzme havuzu, sauna, çocuklar ve büyükler
için oyun salonları, barlar, restorantlar, TV
odaları, spor üniteleri bulunuyor. Abant, kongre
turizmine ve spor takımlarına da kamp için hizmet
veriyor.
|
Abant,
Bolu'ya 32 km uzaklıkta. Ankara ve İstanbul'u birbirine bağlayan
uluslararası E-5 kara yolunun Bolu Dağı mevkiinden sapıldığında
Abant Yolu başlıyor. İstanbul'dan otoyolu kullanarak çıkanlar
Kaynaşlı yol ayrımına kadar gelebiliyor, daha sonra ücretli
otoyoldan ayrılıp tek yönlü yol ile Bolu Dağını tırmanarak Abant
sapağına ulaşıyorlar. İki yanı ağaçlarla kaplı 21 km'lik yolun
sonunda Abant Gölü Milli Park giriş gişesi var. Eğer özel
aracınızla geldiyseniz ve Büyük Abant Oteline gidiyorsanız sola,
gölün çevresini aracınızla dolaşacaksanız girişten itibaren sağ
yönü takip ediyorsunuz. Kıyı boyunca geniş yerlerde park yaparak
mola verebilirsiniz. Otobüs ile Bolu'ya geliyorsanız, kentten
Abant'a minibüs seferleri var. Abant yolu ,mevsim şartları ne
olursa olsun sürekli açık tutuluyor.
Göl çevresinde kiralık atlara binmek isteyenler mesafeye göre
5-10 veya 20 TL ödüyorlar.
Abant'a yapacağınız gezi için tecrübeli elemanlar rehberliğinde
tur düzenleyen Nes Travel seyahat acentasını terçih
edebilirsiniz.
ABANT’A TURLA GİDİŞ
Abant ve çevresine tur ile grup halinde gitmek isterseniz her
şirketin ayrı programı bulunuyor.
Geziye İstanbul’dan başlayanlar, kentin çeşitli noktalarından
belirlenen saatte alınarak 45 kişilik otobüsle yola çıkılıyor.
(Grup sayısı 25 kişi ile sınırlı kalırsa midi otobüsle, 10
kişilik gruplar için minibüsle ulaşım sağlanıyor). Abant’a
gelince göl çevresinde hava şartlarına göre yürüyerek yarım veya
tam tur yapılıyor.
Dağ havası etkisiyle kabaran iştahlar, acıkan mideler için göl
kenarında bulunan piknik çardaklarında mangallar yakılıyor
sucuklar pişiriliyor.
Açık hava sucuk partisi sonrası, bu defa hazım yürüyüşü
başlıyor.
Kar veya yağmur yağışı, yoğun sis yoksa, 45 dakikalık spor
amaçlı yürüyüşle tepeye çıkılıyor, bir başka değişle Abant’ın
çatısı sayılacak bir yükseltiden gölün kuş bakışı görünümü
seyrediliyor, anı fotoğrafları çekiliyor. Yarım saatlik normal
bir yürüyüşle tekrar göl kıyısına gelip, en yakın otelin
şömineli salonuna geçiliyor.
Burada odun ateşi başında sıcak çikolata, kahve, çay, salep gibi
içecekler içiliyor. Bu keyifli ortamda dinlenip otelden ayrılan
grup topluca köy ürünlerinin satıldığı tezgâhlara gidiyorlar.
Genellikle dağ çileği, tarhana, köy peyniri, dağ meyveleri gibi
yiyecekler alanlar turun en eğlenceli bir başka etabına
başlıyorlar.
Abant dışında bulunan ve önceden telefon edilerek hazırlıkları
yapılmış olan karlı bir yamaçta, şişirilmiş şambriyeller içine
oturularak, sevinç çığlıkları, kahkahalar arasında güle oynaya
yamaç aşağı kayılıyor. Bol oksijen etkisiyle pembe yanaklı olan
gezi severler bol bol kar fotoğrafları çekiyor, bu eğlence
sonrası dönüşe geçiliyor. Sapanca Gölü kenarında kurulu Yörük
çadırında son mola veriliyor, gözleme türü yiyeceklerin tadına
bakılarak açlıklar bastırılıyor.
Günübirlik Abant turuna İstanbul’dan katılacak olanlar sucuk
partisi, ikramlar dâhil kişi başı ücret ödüyorlar. İki kişi
kendileri için özel fayton turu, at gezisi yapmak ve de bir
şeyler almak isterlerse 150-200 TL harcamayla gün boyu güzel bir
tatil yapabiliyorlar.
Konaklamalı Abant turlarında konaklama Mudurnu’da konaklarında
yapılıyor. Osmanlı kültürü izleri, yöre yaşantısı takip
ediliyor. Mudurnu, Göynük, Taraklı, Sünnet, Sülüklü Göllerine
uğranıyor. Osmanlı sivil mimarisi, arasta geleneği görülüp bir
tür foto safari, kültür ve doğa gezisi yapılıyor, hediyelik
ahşap eşyalar, köy ürünleri, saray helvası gibi yöresel tatlar
satın alınıp dönülüyor.
|