TARİHİ
SÜREÇ:
Buranın tarihi; MÖ.7 nci yüzyıla kadar dayanıyor. Tarihi
süreçte; “Artake” adıyla geçmiş. Artake; İskitler’in,
efsanevi krallarından birinin ismi. Ünlü yazar Heredot’a
göre: Artake, MÖ.7 nci yüzyılın başlarında, bütün Kapıdağ
yarımadasıyla birlikte, yakınındaki Kyzikos şehrinin
egemenliği altına girer. Öyle ki; Kyzikos şehrinin bir dış
mahallesi konumuna gelir. Ancak, zamanla Kyzikos şehri,
büyük bir depremle yıkılır, yerle bir olur. Bunun üzerine:
Artake şehri ön plana çıkar. Yine de, tarihi süreç içinde;
bölgede, önemli bir merkez olamaz. Yanlızca; üzüm, şarap,
zeytin ve zeytinyağı üretimi ve ticaretiyle ön plana çıkar.
Bölgede, Türkler’in egemenliği, 1339 yılında görülür
Erdek, Türkiye’deki ilk sayfiye yerlerinden biridir. Bölgede
turizm, 1959 yılından bu yana sürmekte. Şöyle ki; ben,
yaşamımda, ilk kez Erdek’e 1966-1968 yılları arasındaki
dönemlerde gittim. O yıllarda Erdek; beton yapılardan çok,
çadırlı kampinglerden oluşan bir tatil yöresiydi. Son
olarak, 2006 yılında gittim. Elbette, bu geçen süre içinde,
çok gelişti ve değişti. En büyük değişim ise, elbette
yapılaşmada oldu. yani; eski-bakir Erdek gitmiş, yerine her
yanı; otel, motel, pansiyon, kafeterya vb. gibi beton
yapılar dolu bir Erdek gelmiş. Bu ara da,kalabalık da cabası.
Vehbi Koç, uzun yıllar tatil için burayı seçmiş ünlülerden.
Ama, burada yabancı turist göremessiniz. Sanırım bunun en
büyük nedeni: yabancı turist, daha çok; sıcak deniz, güneş,
kumsal ve eylenceli-lüks tesis istiyor. Bunlar, yani bu
özellikler, burda yok. Bizim yerli turistler ise; güneyin
sıcak ve nemli ortamından bunalınca, buranın nemsiz ve
nisbeten daha serin ortamını tercih ediyorla
Erdek’te 12
km. sahil şeridi var. Bu şeritte; ince kum var, çakıl yok.
Denizde; kıyıdan 30 m. boyunca yosun var. Bu yosun olayı;
çocuklar için olumsuz sonuçlar yaratıyor. Çünkü; yosuna
basmaktan çekiniyorlar. Deniz; dalgalı bir deniz yapısında
değil, genelde hep çarşaf gibi bir deniz yüzeyi görmek
mümkün. Ancak; buranın en büyük sıkıntısını hemen başta
söylemekte sanırım yarar var. Buranın denizinde, rüzgarın
esme yönüne göre (denizden karaya doğru estiğinde) kıyı yani
kumsal, muhteşem bir “deniz anası ” sürüsü ile doluyor.
Aslında bunlar zararsız canlılar, ama sonuçta denizde
yüzmeye çalışan insanlar için ve özellikle çocuklar için;
çekince yaratıyorlar. Denize giriyorsunuz; hemen burnunuzun
dibinde bir deniz anası, kolunuzu atıyorsunuz, avucunuzun
içine bir deniz anası geliyor, hoş olmuyor. Yanlız, bu durum
sürekli değil. Dediğim gibi, rüzgarın esme yönüne göre
değişiyor, yani şansınıza kalmış. Bazen, günlerce deniz
anası işgalindeki bir kumsal, bazen tek-tük deniz anası.
Bilmiyorum, şansınıza veya tahammül seviyenize kalmış.
Bu tertemiz ve az tuzlu, Akdeniz’e nazaran serin deniz suyu,
maalesef bu tür sıkıntılar yaratıyor. Yoksa; deniz temiz,
suyun içinde ayak parmaklarınızı rahatlıkla
görebiliyorsunuz. Ama işte bunu yani deniz anası olayını iyi
düşünün. Zaten, aslına bakarsanız, Belediyenin plajlarla tam
olarak ilgilendiğini söylemekte pek mümkün değil. Çünkü
geldiğinizde göreceksiniz: plajlarda yeterli temizlik
yapılmıyor, denizde yüzerken deniz anaları yanında, bir
bakıyorsunuz hemen önünüzde bir pet şişe görmek, çok olağan
bir manzara |

KAMPLAR BÖLGESİ:
Buraya ulaşmak için, Düzler köyünden sonra, OPET benzin
istasyonundan, 300 m. sonra sahil kesiminden ilerleyerek gitmeniz
gerek. Bu yol, zeytinliklerle çevrili. Erdek’in en güzel sahil ve
tesisleri, bu yörede. Adı üstünde, kamplar bölgesi. Burada, resmi
kurum ve kuruluşların kampları var. Özellikle: çok büyük bir Askeri
Kamp var. Erdek Özel Eğitim ve Dinlenme Merkezi adı altında. Düzler
köyünün ilerisindeki sahil şeridinde. Sahilde, bir şerit halinde
uzanıyor. Deniz kıyısında; aquapark benzeri, denize doğru inen
kaydırakları var. Ama; daha öncede belirttiğim gibi, rüzgar ters
estiğinde, yani belirsiz zamanlarda, burada da deniz kıyısında,
deniz anası istilası söz konusu. Bu durumda: çocuklar özellikle
denize girmeye çekiniyorlar. Evet, askeri kamp, önde; plaj ve
tesisler, hemen arkada ise yine ince bir şerit halinde, iki katlı
kalma yerleri var. Tesisleri mükemmel. Fazla yüksek bina olmaması
avantaj. Ancak, buraya yanlızca askeri personel ve yakınlarının
girebildiğini unutmamak gerek. Yarımadanın konumundan ve rüzgarın
yönünden dolayı, bu bölgenin denizi, Erdek merkeze göre daha temiz
ve plajı daha kumlu.
ÇUĞRA MEVKİİ:
Bandırma-Erdek karayolunun 20 nci km.de. Erdek
merkezinde, kamplar istikametinde, asıl
otellerin bulunduğu yöre burası. Tüm
güzelliklerden yararlanmak istiyorsanız, çuğra
mevkiini seçmelisiniz. Zaten, oteller, Erdek
merkezinden ziyade, bu bölgede yoğunlaşmış.
Erdek’de sahil kesimindeki bu uç noktada, Temmuz
ve Ağustos aylarında, gün batımını izlemek büyük
keyf. Uzun plajda, inci gibi kum ve pırıl pırıl
bir deniz var. Hemen geride ise, çınar
ağaçlarının altında çay bahçeleri. Onların
gerisinde ise, yoğunlaşan otelleri
görebilirsiniz. Burada sıralanan otellerin dışa
açık tesislerinde bulunan restoran, kafeterya ve
barlar da hayat, tüm hızı ile sürüyor
|