|
Tekirdağ
çıkışı sola dönerek başladığınız yolculuğunuzda yazlıklar ve
halk plajları ile kaplı Barbaros, Kumbağ gibi sahil
kentlerini arkanızda bırakıp sık ve farklı yeşil tonlara
sahip orman dokusu içindeki asfalt orman yolundan hep solu
takip ederek ilerliyor ve ilk köy olan Yeniköy'e
geliyorsunuz. Oldukça tenha köy çarçabuk bitiyor karşınıza
Marmara adası ve komşu adaların silueti çıkıyor.
Bulunduğunuz nokta adalara yüksekten bakma zevki verirken
Ganos Dağlarının dikkat gerektiren geçişi başlıyor. Zemin
tozlu toprak, hava rüzgârlı alabildiğince temiz, manzara
muhteşem, ufuk açık. 30-40 km sini bile çok önceden görerek
gidebiliyorsunuz. Yavaş seyir daha güvenli yolculuk
yapmanızı sağlıyor. Bitirdiğiniz yola dönüp baktığınızda
onca nasıl geldiğinizi nerelerden geçtiğinize siz de
şaşırıyorsunuz. Mevsim baharsa bir de hava net ise kokulu
katırtırnakları, sarı gelincikler, papatyalar, kırmızı, mor
pembe çiçekler, kuş cıvıltıları, alabildiğine yalnızlık, bir
o kadar da özgürlük… Uçmakdere görünüyor
uzaklarda. Vadi arasına kurulu köy
girişinde tüm heybeti ile ulu bir çınar yanından geçiyor,
köyün içine giriyorsunuz.
Kuruluşu M.Ö.2000
yıllarına dayanan Mürefte adını "Binbir çiçek" anlamına
gelen Miryefton'dan almış. Toprağın bereketi beldeye bu ismi
vermiş. Bölgede Doluca Tepesi denilen yerde bulunan volkanik
dağdan çıkan lavlar toprak kalitesini artırmış tamamıyla
humus olan toprak sayesinde üzüm bağlarını Dünya
standartlarına çıkarmış. Şarköy'e 13 km mesafede yer alan
şirin belde denizi, beyaz şarabı, üzümü, balığı, karidesi ve
Rumlardan kalan kalıntıları ile ünlenmiş. Şenliklerle
kutlanan şarap festivallerde çeşitli etkinlikler bölgeye
olan cazibeyi de artırıyor. Kehribar renkli üzüm taneleri ve
bu üzümlerden yapılan şaraplar etrafa mutluluk
saçıyor.
Yapıncak, Cinsaut, (Şenso), Semillon, Gamay, Karalahana,
Alphonse, Kardinal, Çavuş, Mucat, Hafızali her biri ayrı
tadıyla Mürefte bağlarında yetiştiriliyor. Mürefte sahili
kafe ve restoranlar, çay bahçeleri eski ve ünlü şarap
imalathanelerinin yeni açılan şarap tadım bahçeleri,
terasları, mahzenleri ile devam ediyor. Bir çok şarap
firması orijinallerine sadık kalarak ön cephesi ve içi
yenilenmiş tertemiz şarap imalathanelerinde en kaliteli
şaraplar konuklar tarafından tadılırken, imalatın yapıldığı
tanklar, dekoratif ahşap fıçılar, üretim safhaları da
görülebiliyor. Misafirler tadım sırasında satış elemanları
tarafından şarap anlatımları ve broşürlerle
bilgilendiriliyor. Şarap tadını damak zevkine yakın
bulanlar, Gabernet Sauvignon, Gabernet Sauvignon&Merlot,
Boğazkere&Öküzgözü, Kalecik Karası, Merlot, Ghardonnay,
Turkuaz, Majestik, Kara Salkım Gamay, Kara Salkım Cinsault,
Kara Salkım Papazkarası, Şehrazat, Altıntepe, Sevilen Tatlı,
Rose, Pırlanta, Tokay gibi şarapları ilk elden
bulabiliyorlar. Mürefte, 9 Ağustos 1912 yılında yaşamış
olduğu deprem nedeniyle çok katlı binalar yerine daha az
katlı binalar yapılmış, eski binalarda koruma altına
alınmış. Mürefte çıkışında yer alan Eriklilice piknik
yapmaya, deniz üzerinde taş zıplatmaya, müsait yosun kokulu,
esintili sahilinde dalyanıyla dikkat çekiyor.
|

Köyün plajlı, kamp sahalı sahili püfür püfür eserken, yerliler
Marmara'nın en temiz denizi buradadır. Nedeni ise fazla yerleşim
yoktur buralarda 60 kadar yazlık var hepsi fosseptik çukurlu denize
atık olmaz, Denizimiz derindir dibi karışmaz suyu berraktır diye
ilave ediyorlar. Biraz da soğuk dağlardan gelen tatlı su kaynakları
karışıyor dipten. Bakınca siz de hak veriyorsunuz. Küçük çaplı
balıkçılık yapılıyor, levrek ve yavrusu ispenda, işkine, karagöz,
kefal, çıkıyor. Köy içinde küçük bir meydan yanı başı kahve, ahşap
köy evleri bir köy bakkalı içinde kırlangıç kuşları uçuyor abajura
konuyor. Onlara çatalkuyruk da deniyor. Her yıl yavru yapmaya
Uçmakdere'ye geliyor Haziran başında gidiyorlar. Köy halkı tütün,
üzüm işi ile uğraşıyor son yıllarda enginar da ekmeye başlamışlar.
Üzüme kalite veren toprak, güneş, rüzgâr sebzeleri de leziz kılıyor.
Köylüler "Albenisi yoktur, pazara götür beğenip almazlar, alan
olursa bir daha seni bırakmaz, biraz bakım olsa bizi kimse geçemez
lezzet yarışında" diyorlar. Uçmakdere sahili şiir yazdıracak kadar
ilham dolu, esin kaynağı. Topu topu bir büfe, bir duş wç li kamp
alanı, mütevazı bir köfteci hepsi hepsi bu. Bol ve dinlenmiş taze
hava, köylülerin yetiştirdiği leziz sebzeler, karpuzlar, koca bir
şarap fabrikasını da unutmamak gerek ama sahilde öyle bir çınar var
ki altında oturulan, saygı duymak geliyor içinizden. Platanus
orientalis (Doğu Çınarı) anıt niteliği Trakya Üniversitesi çakmış
tabelayı ağaca. Köyde 10 anıt çınar daha var beşi tescilli.
|