Gezirehberim
ANASAYFA YURTİÇİ KAPLICALAR ALTERNATİF        İLETİŞİM  
Abant
Adrasan
Ağva
Akçakoca
Akyaka
Alanya
Altınoluk
Amasra
Assos
Avşa Adası
Ayvalık
Belek
Bodrum
Bozcaada
Dalyan
Didim
Dikili
Erdek
Erikli
Fethiye
Gelibolu
Göcek
İğneada
Kapadokya
Kemer
Kerpe
Kıyıköy
Kuşadası
Marmaris
Mürefte
Trabzon
Uludağ
Türkbükü
Yalıkavak
Yedigöller
 
                              Mürefte    
 
 
 Tekirdağ çıkışı sola dönerek başladığınız yolculuğunuzda yazlıklar ve halk plajları ile kaplı Barbaros, Kumbağ gibi sahil kentlerini arkanızda bırakıp sık ve farklı yeşil tonlara sahip orman dokusu içindeki asfalt orman yolundan hep solu takip ederek ilerliyor ve ilk köy olan Yeniköy'e geliyorsunuz. Oldukça tenha köy çarçabuk bitiyor karşınıza Marmara adası ve komşu adaların silueti çıkıyor. Bulunduğunuz nokta adalara yüksekten bakma zevki verirken Ganos Dağlarının dikkat gerektiren geçişi başlıyor. Zemin tozlu toprak, hava rüzgârlı alabildiğince temiz, manzara muhteşem, ufuk açık. 30-40 km sini bile çok önceden görerek gidebiliyorsunuz. Yavaş seyir daha güvenli yolculuk yapmanızı sağlıyor. Bitirdiğiniz yola dönüp baktığınızda onca nasıl geldiğinizi nerelerden geçtiğinize siz de şaşırıyorsunuz. Mevsim baharsa bir de hava net ise kokulu katırtırnakları, sarı gelincikler, papatyalar, kırmızı, mor pembe çiçekler, kuş cıvıltıları, alabildiğine yalnızlık, bir o kadar da özgürlük… Uçmakdere görünüyor uzaklarda. Vadi arasına kurulu köy girişinde tüm heybeti ile ulu bir çınar yanından geçiyor, köyün içine giriyorsunuz.

Kuruluşu M.Ö.2000 yıllarına dayanan Mürefte adını "Binbir çiçek" anlamına gelen Miryefton'dan almış. Toprağın bereketi beldeye bu ismi vermiş. Bölgede Doluca Tepesi denilen yerde bulunan volkanik dağdan çıkan lavlar toprak kalitesini artırmış tamamıyla humus olan toprak sayesinde üzüm bağlarını Dünya standartlarına çıkarmış. Şarköy'e 13 km mesafede yer alan şirin belde denizi, beyaz şarabı, üzümü, balığı, karidesi ve Rumlardan kalan kalıntıları ile ünlenmiş. Şenliklerle kutlanan şarap festivallerde çeşitli etkinlikler bölgeye olan cazibeyi de artırıyor. Kehribar renkli üzüm taneleri ve bu üzümlerden yapılan şaraplar etrafa mutluluk saçıyor. Yapıncak, Cinsaut, (Şenso), Semillon, Gamay, Karalahana, Alphonse, Kardinal, Çavuş, Mucat, Hafızali her biri ayrı tadıyla Mürefte bağlarında yetiştiriliyor. Mürefte sahili kafe ve restoranlar, çay bahçeleri eski ve ünlü şarap imalathanelerinin yeni açılan şarap tadım bahçeleri, terasları, mahzenleri ile devam ediyor. Bir çok şarap firması orijinallerine sadık kalarak ön cephesi ve içi yenilenmiş tertemiz şarap imalathanelerinde en kaliteli şaraplar konuklar tarafından tadılırken, imalatın yapıldığı tanklar, dekoratif ahşap fıçılar, üretim safhaları da görülebiliyor. Misafirler tadım sırasında satış elemanları tarafından şarap anlatımları ve broşürlerle bilgilendiriliyor. Şarap tadını damak zevkine yakın bulanlar, Gabernet Sauvignon, Gabernet Sauvignon&Merlot, Boğazkere&Öküzgözü, Kalecik Karası, Merlot, Ghardonnay, Turkuaz, Majestik, Kara Salkım Gamay, Kara Salkım Cinsault, Kara Salkım Papazkarası, Şehrazat, Altıntepe, Sevilen Tatlı, Rose, Pırlanta, Tokay gibi şarapları ilk elden bulabiliyorlar. Mürefte, 9 Ağustos 1912 yılında yaşamış olduğu deprem nedeniyle çok katlı binalar yerine daha az katlı binalar yapılmış, eski binalarda koruma altına alınmış. Mürefte çıkışında yer alan Eriklilice piknik yapmaya, deniz üzerinde taş zıplatmaya, müsait yosun kokulu, esintili sahilinde dalyanıyla dikkat çekiyor.
 

Köyün plajlı, kamp sahalı sahili püfür püfür eserken, yerliler Marmara'nın en temiz denizi buradadır. Nedeni ise fazla yerleşim yoktur buralarda 60 kadar yazlık var hepsi fosseptik çukurlu denize atık olmaz, Denizimiz derindir dibi karışmaz suyu berraktır diye ilave ediyorlar. Biraz da soğuk dağlardan gelen tatlı su kaynakları karışıyor dipten. Bakınca siz de hak veriyorsunuz. Küçük çaplı balıkçılık yapılıyor, levrek ve yavrusu ispenda, işkine, karagöz, kefal, çıkıyor. Köy içinde küçük bir meydan yanı başı kahve, ahşap köy evleri bir köy bakkalı içinde kırlangıç kuşları uçuyor abajura konuyor. Onlara çatalkuyruk da deniyor. Her yıl yavru yapmaya Uçmakdere'ye geliyor Haziran başında gidiyorlar. Köy halkı tütün, üzüm işi ile uğraşıyor son yıllarda enginar da ekmeye başlamışlar. Üzüme kalite veren toprak, güneş, rüzgâr sebzeleri de leziz kılıyor. Köylüler "Albenisi yoktur, pazara götür beğenip almazlar, alan olursa bir daha seni bırakmaz, biraz bakım olsa bizi kimse geçemez lezzet yarışında" diyorlar. Uçmakdere sahili şiir yazdıracak kadar ilham dolu, esin kaynağı. Topu topu bir büfe, bir duş wç li kamp alanı, mütevazı bir köfteci hepsi hepsi bu. Bol ve dinlenmiş taze hava, köylülerin yetiştirdiği leziz sebzeler, karpuzlar, koca bir şarap fabrikasını da unutmamak gerek ama sahilde öyle bir çınar var ki altında oturulan, saygı duymak geliyor içinizden. Platanus orientalis (Doğu Çınarı) anıt niteliği Trakya Üniversitesi çakmış tabelayı ağaca. Köyde 10 anıt çınar daha var beşi tescilli.

 


 
Copyright © Gezirehberim.net